Aşkın En Güzel Tarihi

Dominique Simonnet - Aşkın En Güzel Tarihi


ALTIN ÇAĞ

DOMINIQUE SİMONNET: Yeryüzü cenneti derler buna!

JEAN COURTİN: Paleolitik dönem, altın çağdı. Kaynaklar bol, insan sayısı azdı. Her yer hayvan kaynardı, hayvanlar vahşi değildi ve avlanmaları kolaydı (bazı yerleşmelerde, çok büyük miktarda rengeyiği, at, dağkeçisi kalıntısı bulunur), kıyılarda bol kabuklu vardı, nehirler balıktan geçilmezdi... Atalarımız, oldukça dağınık olsalar da tamamen birbirlerinden kopmayan otuz kişilik gruplar halinde, yarı göçebe bir yaşam sürerlerdi. Anlaşıldığı kadarıyla ortak bir dilleri vardı; belki evrensel değildi bu, ama çok geniş alanlarda konuşulurdu. Hammadde - çakmaktaşı, kabuklu deniz hayvanları, dağ kristali -, bilgi değiş tokuşu yaparlardı {birbirine çok uzak bölgelerde benzer nesnelere rastlanır ve aynı yontma tekniği göze çarpar), büyük bir olasılıkla eşlerini de değişirlerdi.

DOMINIQUE SİMONNET: Hadi canım!

JEAN COURTİN: Akrabalık sorununu fark etmiş olmalılar. İskeletler öyle olduğunu kanıtlıyor, kan bağına bağlı bozuklukları olmayan, düzgün yapılı insanlardı bunlar. Etnoloji de bunu doğruluyor: Dünyanın hemen her yerindeki pek çok avcı-toplayıcı toplulukta, yılda bir buluşmalar, büyük şenlikler düzenlenir, ya da düzenlenirdi. Bu sırada eş değişimi yapılır ya da ilişkiler kurulur, araştırmacıların deyimiyle "egzogami"dir bu.

Dominique Simonnet - Aşkın En Güzel Tarihi








Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM